Umutların Çiçek Açtığı Yerdir Sevdalı Kalpler-Sen Anlat Karadeniz 14.BÖLÜM

Bu bölümü izlerken aklıma bir şey takıldı.Diziyi izleyip aynı zamanda da ağır eleştirenlerin gözden kaçırdığı pekçok var.Bu noktalardan altı en boş ve anlamsız olanı Sen Anlat Karadeniz’in sadece kadına yönelik fiziksel şiddeti konu aldığı ve üstelik buna özendirdiği yönünde ki bu düşünceye hiç mi hiç katılmıyorum.Diziye üstünkörü değilde yakından ve derinlikli bakıkırsa ne demek istediğim çok net anlaşır.Zira Vedat’ın ve Ünal’ın Nefes’e uyguladığı şiddete tek boyutlu bakarsak karşımıza çok sığ bir manzara çıkar.İkisi bir olup Nefes’in çocukluğunu,umutlarını öldürmüş Nefes’i çocuk olamadan anne olmak zorunda bırakmışlar.Nefes tüm yaşadığı karanlık dünyaya rağmen Yiğit’in doğuşuyla onun varlığına tutunarak yaşamaya devam etmiş biri. Yiğit’i olabildiğiince kendi cehenneminden uzak tutmuş,ona hayali de bir cennet yaratmış çok ama çok güçlü bir karakter.Vedat gibi biriyle o zindanda sekiz yıl yaşamayı başarmak bile başlı başına bir kahramanlık hikayesi iken o evden akıl sağlığı yerinde çıkmış olması tek kelime ile mucize.Vedat,psikopatlıkta hiçbir zaman sınır tanımamış biri bunu hepimiz biliyoruz.Ancak her darbesi bir sonrakinden daha ağır oluyor.Bu sefer ki  hamlesi söyleyecek söz bırakmıyor bile.Nefes’in son sahnedeki tepkisini eleştirirken tüm bunları yani Nefes’in yaşadıklarının fiziksel boyutu kadar psikolojik boyutu olduğunu da göz önünde bulundurmamız lazım.En azından bir parça empati sahibi olmak bu kadar zor olmamalı.Diziyi izlerken çoğumuzun unuttuğu ya  da unutmak bir şey var.Evet,tenindeki yaralar bazıları hariç hızla iyleşmiş olabilir ama maalef ruhda açılan yaralar bu derece hızla iyleşemez.Hoş bunu beklemekte tam tabiriyle biraz insafsızlık olur.Bir kadının böylesi çok boyutlu bir şiddete maruz kaldıktan sonra önce kendini yeniden sevmeye başlaması ve tabii bunun içinde zaman lazım.O yüzden Nefes’in şu aşamada verdiği tepkiler son derece anlaşılır.Nefes’in öncelikle gerçek ve uzun süreli mutlulukla yeniden tanışması ve bununla yaşamaya alışması gerek.Bu olduğu vakit Nefes’in ruhunda açılan yaraların birer birer iyleşeceğini düşünüyorum.Bu yaralar iyleştikçe kendini yeniden sevmeyi öğrenerek kendinde kusur aramayı bırakacak eminim.Bu yolculuk zorlu duraklardan geçse de sonunda Nefes-Tahir ve Yiğit üçlüsü için mutlaka mutluluk var.Tabii ki burada en zor görev Tahir’in.Nefes, böyle gelgitli bir dönem yaşarken yanında durup,ona destek olmak her umutsuzluğa ve yılgınlığa düştüğünde onu bıkmadan usanmadan tekrar tekrar ayağa kaldırmalı. Ben normalde deliliği olan ama severken tüm bu fevri huylarının aksine bir çocuk gibi naif ve sakin sevebilen bu güzel adamın tüm bunları yaparken zerrece zorlanağını düşünmüyorum.Lakin benim korkum Vedat’ın bu evlilik haberini aldıktan sonra yapacağı hamlaler.Netice itibariyle Vedat, Tahir’in yumuşak karnını çözdü artık.Bundan sonraki hamleleri buna yönelik ve daha sert olacaktır.Saniye ve Mustafa’nın yapabileceklerinden bahsetmiyorum bile. O yüzden Tahir’in bu evlilik sürecinin en azından ilk aşamasında meşhur deliliğini biraz olsun frenlemesi şart. Su gibi akan dupduru bir bölümdü.Emeklere Sağlık

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir