Kim Kahraman Olmak İstemez Ki? THE PROTECTOR(HAKAN MUHAFIZ) İLK ÜÇ BÖLÜM YORUM

Kahraman olmak ya da özel güçlerinin olması birçok insan tarafından istenilen veya en azından hayali kurulan bir durumdur.Peki bunun gerçek hayattaki karşılığı nedir? ”The protector” biz seyircilerine daha ilk bölümün başından itibaren bu tip gönüşte kolay ama cevabını bulmak için derinlerine inildikçe zorlaşan sorular sorduruyor. Nitekim Hakan’ın kendinden ve yapabileceklerin tam umudunu kestiği anda karşısına çıkan ve içinde bulunduğu umutsuzluktan kurtulmak için son fırsat olarak gördüğü gömlek, daha giydiği ilk dakikadan başlayarak ona daha öne hiç bilmediği gizemlerle dolu bir dünyanın kapılarını açtı.Hakan’ın geçmişindeki tüm bilinmezleri yavaş yavaş ortaya çıkaran ve daha da çıkaracak olan bu gizem dolu yolculuğu başlar başlamaz önce yıllarca babası yerine koyduğu adam olan Neşet’in arkasından da en sevdiği arkadaşının acısı ile sınandı.

Hakan için dayanması son derece zor olan bu iki sınav, onun bu engel ve engebelerle dolu yolculuğundaki en önemli motivasyon aslında. Hakan’ın ”ölümsüz”ü bulmak için girdiği bu mücadelede ona akıl hocalığı ve yol arkadaşlığı yapacak olan sadık destekçileri Kemal ve Zeynep bence son derece derinlikli ve bir o kadar da güçlü yazılmış iki karakter.Henüz ilk üç bölümü izlemiş biri olarak şunu söylemeliyim, özellikle Zeynep’in olaylar karşısındaki soğukkanlı duruşu Hakan’ın ölümsüzü bulmak için girdiği savaşta elini oldukça kolaylaştıracaktır. Hakan’ın muhafızlık yolunda törpülemesi gereken yönlerini Zeynep , pratik zekası ve soğukkanlığı ile çok kısa sürede halleder. Hakan’ın tesadüf eseri telefonda  duyduğu ses ile Mazhar’ın aynı kişi olduğu kişi olduğunu anlaması Hakan’ı aniden yıllarca kendisine idol olarak seçtiği Faysal Erdem’in gizem dolu yaşantısının içine soktu.

İlk üç bölüm birkaç ufak tefek sorun dışında bence oldukça sürükleyiciydi. Elbette beğenmeyenlerde olacaktır bu da gayet normal bir durum.Anncak benim fikrim bu projeyi değerlendirirken aynı çizgide olanlarla kıyasmak yerine ”Netflix” gibi tartışmasız bir bu projenin altında imzasının olmasıyla ilgilenmenin bundan sonra üretilecek olan içerikler için daha sağlıklı bir yol gösterici olacağını düşünüyorum. Oyunculuklar konusunda söz bulamıyorum. Başta Çağatay Ulusoy, Hazer Ergüçlü ve Ayça Ayşin Turan omak üzere tüm oyuncuların eline, emeğine sağlık.Yolları açık olsun…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir