SİZ HİÇ KARDELEN GÖRDÜNÜZ MÜ? ÇOBAN YILDIZI 2.BÖLÜM

Neden yazıya böyle bir başlık yazdığımı inanın bende bilemiyorum; ama gözlerimi kapatıp  ZÜHREYİ düşününce aklıma ilk gelen şeydi kardelen çiçeği,tıpkı onun gibi zor şartlarda bile dimdik duruşunda ödün vermeyen bir karakter zühre.Bu yüzden bundan yıllar sonra bile benim hafızamda önemli yer tutacak dizi karakteri olacak eminim.Hayatımın boyunca para ile herşeyi satın alabileceğini düşünen insanlardan nefret etmişimdir.Bu yüzden FİKRET ve ZEKKAR gözümde aynı ölçüde itici benim gözümde. Hani ağaç yaşken eğilir derler ya aynen öyle olmuş.Zekkarda tıpkı babası gibi zalim biri,üstelik oğlu ALİ ona benzemek çabası içinde ne yazık ki bakalım ilerleyen bölümlerde bizi neler bekliyor?Tüm oyuncular gerçekten şahane oyunuyor ama iki ismin oyunculuğuna ayrıca parantez açmak lazım diye düşünüyorum.Bu isimlerden biri sanırım sizinde tahmin etmekte zorlanmayacağınız gibi o kelimelere sığmayacak muhteşemlikteki oyunculuğuyla SELİM BARAKTAR.Daha önce ”muhteşem yüzyıl”ve ”gecenin kraliçesi” dizilerinde izleme şansı bulmuştum, çok severek izlemiştim.Ama ÇOBAN YILDIZI’NDA bambaşka bir şahanelikte oynuyor ki SELİN ŞEKERCİ ile karşılıklı olarak kelimenin tam manasıyla döktürüyorlar.Bir seyirci olarak izlemelere doyamıyorum.Son yıllarda izlemekten en zevk aldığım ve en gerçekci bulduğum kötü karakter,oyunculuğuna sağlık.Bir diğeri de selin sekerci hiç pürüzsüz,dupduru bir oyunculuk sergiliyor.Belli ki kendisi karaktere çok inanmış bu yüzden siz de seyirci olarak karaktere inanmakta zorlanmıyorsunuz.Söylemeden geçemeyeceğim o ellerdeki kına detayına bayıldım.Sanırım kendisinin fikriymiş.Gelelim bahtsız aşıklarımız SEYİT ve ZÜHREYE…Onların aşkı için cehennemin ortasında filizlenen aşk desem yalnış olmaz.2. bölümdeki karakterler arasında yaşanan  hafif çekişmelere bayıldım.İzlemesi çok zevkli sahneler ortaya çıkmış.Yazmazsam içimde kalacak bir konu daha var ki o da sahnedeki muhteşem görsel şölen.Hayatımda şu ana izlediğim en gerçekci yangın sahnesiydi.Bu sahnede emeği geçen kim varsa başta oyuncular dahil muazzam bir iş çıkarmışlar.Rica etsem biri üstüme 3. bölümü atabilir mi?Şimdilik sevgiyle

ÇOBAN YILDIZINA İLK BAKIŞ

Kadrosunda selin şekerci olduğunu okuduğumdan beri merak içinde beklediğim işlerden biriydi.Selin şekerci bugüne kadar canlandırdığı bütün karakterlerin altından ustalıkla kalktığı gibi bu karakteri de kusursuz denebilecek bir oyunculukla canlandırmış.Ve kendisi hakındaki önyargıları yerle bir etmiş.Konusu itibariyle de TÜRKİYE’NİN en büyük sorunlarından biri olan bu durumu yerinde ve gerektiği kadar duygusallıkla,gereksiz ajitasyona başvurmadan olabildiğince yalın anlatmayı başarmışlar.ÇOBAN YILDIZI’NIN yapım şirketi most prodiksiyon kadın hikayelerini anlatma konusunda çok ama çok başarılı bir yapım.

Hatırlarsanız HAYAT ŞARKISI ve MERHAMET’TE onların elinde çıkma işler,ve ikisi de bu anlamda benim nazarımda bir marka.Bir seyirci olarak bir oyuncuyu izlerken beni en çok tatmin eden durum,oyuncunun canlandırdığı karakterlerde ve oyunculuğunda kendini tekrar etmemesi.Bu anlamda SELİN ŞEKERRCİ benim gözümde tebrik edilmesi gereken oyunculardan.Çünkü oyunculuk kariyerinin başından bugüne kadar canlandırdığı hiçbir karakter birbirine benzemeyor.Her biri birbirinden tamamen bağımsız karakterler…

Malumunuz çoban yıldızı babası tarafından kendisinden yaşca büyük bir adamla evledirilmek zorunda bırakılan ZÜHRE’NİN hikayesi.Öncelikle şunu söylemeliyim ki senaryoyu ilk bölüm için son derece başarılı buldum.Özellikle ilk bölüm giriş sahnesini hikayenin derdini anlatması açısından çok beğendim.Bazı hikayelerde olaylar sündükçe sünüyor ve siz ilk bölüm sonunda bile hikayeden ne anlamanız gerektiğini bilmeden kalkıyorsunuz ekranın başından. Bu yanılgıya düşmedikleri için bir seyirci olarak teşekkür ediyorum.

Bakalım sırmanın ZÜHRENİN kaçmasına yardım etmesi zühre için hangi yeni olayların başlamasına sebep olacak.Bu arada söylemeden geçmeyeceğim bir şey var, o da KAPADOKYA’NIN büyülü atmosferi diziye çok yakışmışmış, hikayeyi daha gerçekci kılmış.Şahsen ben genelde mekan olarak dekor kullanılmasını birkaç istisna dışında samimi bulmuyorum.Çekim mekanı olarak yaşayan yerlerin kullanılması bana daha akıllıca bir hamle geliyor.Çünkü inandırıcılığı daha yüksek oluyor böyle mekanların.ÇOBAN YILDIZI perşembe günü gibi zor bir günde aldığı reytingle rekabeti kızıştırdı.Böyle durumların sadece kurguda kalması hiçbir zaman gerçeğe dönüşmemesi dileğimle,bu şahane bölüm için ayrıca teşekkür ederim.Şimdilk sevgiyle…

İLERLEYEN YILLARDA ROMANTİK KOMEDİNİN MİHENK TAŞI OLARAK HATIRLAYACAĞIMIZ NO309’A ŞİMDİKİ ZAMANDAN SEVGİLERLE

Romantik komedi türündeki diziler veya filmler benim her zaman izlemekten son derece keyif aldığım işler olmuştur.Ama malesef bu türde başlayan işler TÜRKİYEDE ya fazla uzun ömürlü olmuyor yada romantik komedi olarak başlasa bile belirli bir süre sonra dram türüne kayıyor.Bunun sebebi galiba TÜRK halkının ağır dram işlere daha çok ilgi göstermesinden kaynaklı.Bu durumun şuan ekrandaki tek istisnası NO:309 bence.Başladığı günden bu güne çizgisinde en ufak bir bozulma dahi olmadan devam ediyor.Üstelik her bölüm her bölüm işin üstüne biraz daha koyarak.Sektördeki zor şartlar hepimizin malumu.Bu zor şartlar içerisinde bile hikayeyi bu kadar dinamik tutmak alkışlanması gereken büyük bir başarı.Bu başarıda en az oyuncular kadar senarist ASLI ZENGİN’İN de büyük payı var.Hazır ASLI ZENGİNDEN bahsetmişken şunu söylemeden geçemeyeceğim , beni sinemada da romantik komedi türüyle tanıştıran isimdir ASLI ZENGİN.Bu sebeple benim için yeri her zaman ayrıdır.Ama no:309’un başarısının sebepleri sadece bu saydıklarımla sınırlı değil elbette.Bunlardan birtanesi de neredeyse mükemmele yakın şahanelikteki cast seçimi.Bu yüzden cast direktörünü ayrıca tebrik etmek lazım.Ama bence oyuncu kadrosundaki en süprizli iki isim cihan ercan ve ceren taşcı yani erol ve filiz.Karşılıklı oynarken o kadar doğallar ki tüm sahnelerine ekran karşısından kahkalarla eşlik ediyorum.Dizideki en sevdiğim karakterler(oyuncular) üzerine konuşmayı yazının son kısmına bıraktım.Siz kimden bahsettiğimi anlamışsınızdır zaten ama ben yine de söyleyeyim evet FURKAN PALALI ve DEMET ÖZDEMİR’DEN bahsediyorum.Öncelikle bir şey itiraf ederek başlayım,dizinin ilk bölümlerinde belki ”onur” karakterinin o zamanki yaşadığı evrelerden dolayı mı bilemiyorum FURKAN PALALI’YI biraz soğuk bulmuştum.Ama sonraki haftalarda karakteri öyle güzel yansıttı ki şuan tamamen aksini düşünüyorum.Gerçekten oyunculuğuyla bambaşka bir yerde gözümde.Yolu hep açık olsun.Ve demet özdemir sanki hakkında ne söylesem eksik,yetersiz kalacak gibi ama müsadenizle bir, iki kelam etmek isterim.Oyunculuğuyla ilgili zaten söylenecek çok fazla bir şey yok, muhteşem ama benim en sevdiğim özelliği samimiyeti.Gülüşünden dahi bunu hissedebiliyorsunuz.Hiç ama hiç eksik olmasın ekranlardan.NO:309’da emeği olan gördüğümüz,görmediğimiz herkese emekleri binlerce teşekkürler.Ekranda NO:309 gibi sıcak samimi işlerin artması dileğiyle şimdilik sevgiyle…

İKİ ATEŞ ARASINDA-CESUR VE GÜZEL 15.BÖLÜM

Cesur ve güzel ‘de cesur ve sühan dışında en sevdiğim şeylerden biri de aksiyonun hiç eksik olmaması.Dün akşamda yine çok hareketli bir bölüm izledik.Yetişkin bir TAHSİN KORLUDAĞ her zaman kedi gibi düşebilir nitekim dün akşam da öyle oldu.Bu durum sühan’ın kafasının yeniden karışmasına dolayısıyla da sühanın cesurla arasına yeniden kalın duvarlar örmesine sebep oldu.Babasına çok düşkün bir genç kız olarak olaylara SÜHAN tarafından bakınca ona hak veriyorum;çünkü bence ”BABALAR KIZLARININ İLK AŞKLARIDIR.” sözü klişe gibi görünebilir ama çok bir tespit bence.Bu yüzden SÜHAN’DAN tam anlamıyla tarafsız olmasını beklemek yalnış evet ama karşısına çıkan ilk soru işaretinde babasının yanında yer alıp onu savunmaya başlamasıda tartışılması gereken bir konu bence.Dünkü bölümü izlerken yeni gelen savcının tahsinle geçmişten gelen bir hesabının olduğunu hissettim nedense.Şimdilik tarafsız gibi görünüyor ama aslında içten içten cesurun tarafında gibi.Bakalım ilerleyen bölümlerde tahsin ve savcı arasındaki ilişkinin ne boyutta ne olduğunu göreceğiz.Gelelim adalet korludağ’ın korkulu rüyası haline gelen abisi RIZA ÇIRPICI’YA…

Ne yalan söyleyeyim yiğit özşener’in cesur ve güzel kadrosunda olduğunu duyduğumdan beri merak ve heyecanla onu izlemeyi bekliyordum.Ve nihayet dün akşam itibariyle istediğim oldu.Kendisi gerçekten ekrana çok yakışan biri.Muhteşem oyunculuğunun yanında çok farklı bir ışığa sahip.Onu izlemek benim için olduğu gibi hepiniz için büyük keyiftir eminim.Hele bir de oynadığı karakter kötü bir karakter ise ayrı bir hayranlıkla izlersiniz onu bkz ezel ve dudaktan kalbe canlandırdığı karakterler:cengiz ve cemil ki sanıyorum rıza da öyle bir karakter.Her ne kadar istanbul kırmızısı filminin hazırlıkları sebebiyle cesur sühan sahneleri az da olsa bölüm son derece keyifliydi.Yeni bölümü şimdiden sabırsızlıkla bekliyorum şimdilik sevgiyle…